
Diyabet ve Diş Eti Hastalıkları Arasındaki İlişki
Diyabet ile diş eti hastalıkları arasındaki çift yönlü ilişki, riskler ve kan şekeri kontrolüne etkisi hakkında bilimsel temelli rehber.
Diş Eti Sağlığı

Diş eti çekilmesi ilerleyip diş kökü açığa çıktığında, çekilen dokunun kendiliğinden geri gelmesi mümkün değildir. Bu noktada gündeme gelen cerrahi seçenek diş eti grefti (halk arasında “diş eti kaplama ameliyatı”) olarak adlandırılır. İşlemin amacı, açığa çıkan kök yüzeyini sağlıklı yumuşak dokuyla örtmek, çekilmenin ilerlemesini ve buna eşlik eden kemik kaybını durdurmaktır. Aşağıda ameliyatın kimlere gerektiği, hangi tekniklerin bulunduğu, adım adım nasıl uygulandığı ve araştırmaların gösterdiği gerçekçi başarı oranları ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Diş eti grefti, ağzın başka bir bölgesinden ya da bir doku bankasından alınan yumuşak dokunun, çekilme olan bölgeye taşınıp dikişlerle sabitlenmesi işlemidir. American Academy of Periodontology, greft cerrahisinin açığa çıkmış kökü örttüğünü ve ek çekilme ile kemik kaybının önlenmesine yardımcı olduğunu belirtir. İşlem genellikle periodontoloji uzmanı tarafından, lokal anestezi altında ve tek seansta gerçekleştirilir.
Greft yalnızca estetik bir müdahale değildir. Kök yüzeyi minesiz olduğu için hem dış etkenlere hem de çürüğe minenin kapladığı yüzeye göre daha savunmasızdır; ayrıca keratinize diş eti (fırçalamaya ve çiğneme kuvvetlerine dayanıklı, sıkı yapılı doku) bandı inceldiğinde bölge daha kolay iltihaplanır. Greft cerrahisi bu iki sorunu birden hedefler.
Her diş eti çekilmesi ameliyat gerektirmez. Hafif, stabil ve şikâyet yaratmayan çekilmelerde genellikle nedeni ortadan kaldırmak yeterlidir. Cerrahi seçenek daha çok şu durumlarda değerlendirilir:
Çekilmenin altında yatan nedenler (agresif fırçalama, periodontal hastalık, bruksizm, ince doku biyotipi) düzeltilmeden yapılan cerrahi kalıcı sonuç vermez. Bu nedenle nedenler konusunda diş eti çekilmesinin nedenleri yazısındaki başlıkların gözden geçirilmesi, ameliyat kararından önceki en önemli adımdır. Sizin için doğru kararı yalnızca yüz yüze klinik muayene ve radyografik değerlendirme verebilir.
Subepitelyal bağ dokusu grefti (SBDG), kök kapama cerrahisinde en yaygın ve en iyi belgelenmiş tekniktir. Damağın (ağzın üst tavanının) yüzey epiteli kaldırılarak altındaki bağ dokusundan ince bir katman alınır; damak yüzeyi kapatılabildiği için verici bölge birincil iyileşmeyle kapanır.
Alınan doku, çekilme bölgesinde hazırlanan koronale kaydırılan flep (dişe doğru yukarı taşınan diş eti flebi) altına yerleştirilir ve kök yüzeyini örtecek şekilde dikilir. 2022 tarihli, 38 randomize çalışma ile 830 hastadan elde edilen 1.265 çekilme defektini kapsayan bir sistematik derleme ve ağ meta-analizi, koronale kaydırılan flep ile birleştirilen bağ dokusu greftinin tek diş çekilmelerinde altın standart olduğu sonucuna varmıştır; bu yöntem hem ortalama kök kapama, hem tam kök kapama, hem de keratinize doku genişliği kazancı açısından 6. ve 12. aylarda ilk sırada yer almıştır.
Bağ dokusu greftinin en önemli üstünlükleri, renk uyumunun çevre dokuyla neredeyse kusursuz olması ve estetik bölgede öngörülebilir sonuç vermesidir.
Serbest diş eti grefti (SDG), damaktan epiteli ile birlikte alınan doku parçasının doğrudan çekilme bölgesine dikilmesidir. Ana hedefi kök kapamaktan çok, dayanıklı bir keratinize doku bandı oluşturmaktır; bu nedenle özellikle alt ön dişler gibi doku bandının çok inceldiği bölgelerde tercih edilir.
Literatürde bu teknikle 2-6 mm arasında keratinize doku kazancı bildirilmektedir; kök kapama oranı ise vaka şiddetine ve takip süresine göre yaklaşık %41-76 aralığında değişir. Zayıf yönleri renk uyumunun çevre dokudan farklı kalabilmesi ve greftin bir miktar büzüşmesidir, bu yüzden gülümseme hattındaki ön bölgede genellikle ilk tercih değildir. 2025 tarihli bir sistematik derleme, epiteli sonradan sıyrılan serbest greft ile bağ dokusu greftinin klinik sonuçlarının benzer olduğunu, ancak damakta açık yara bırakan tekniğin hastada daha fazla ameliyat sonrası rahatsızlık yarattığını ve ağrının 3-7. günlerde zirve yaptığını göstermiştir.
Pediküllü greft, dokunun komşu bölgeden tamamen ayrılmadan, kendi kan damarlarıyla bağlantısı korunarak çekilme bölgesine kaydırılmasıdır. Kan dolaşımı kesilmediği için iyileşme avantajlıdır ve ikinci bir verici bölge açılmaz. Ancak uygulanabilmesi için komşu dişlerin çevresinde yeterli kalınlıkta ve genişlikte diş eti bulunması şarttır.
Yalnızca flebin dişe doğru kaydırılmasıyla yapılan koronale kaydırılan flep tek başına da uygulanabilir; ancak dokunun ince olduğu vakalarda tek başına flep, greftle desteklenen versiyona göre daha az öngörülebilir sonuç verir. İleri düzey çekilmelerin incelendiği bir klinik derlemede, koronale kaydırılan flep ile bağ dokusu greftinin birlikte kullanıldığı vakalarda kök kapama oranı yaklaşık %70-86, doku matriksi ile desteklenen versiyonda ise %60-63 olarak bildirilmiştir.
Damakta ikinci bir cerrahi bölge istemeyen ya da damak dokusu ince olan hastalar için doku bankası kaynaklı aselüler dermal matriks (ADM) ve kollajen matriksler kullanılabilir. American Academy of Periodontology da dokunun hastanın damağından ya da alternatif bir verici kaynaktan sağlanabileceğini belirtmektedir.
24 randomize kontrollü çalışmayı birleştiren 2023 tarihli bir meta-analiz, aselüler dermal matriks ile bağ dokusu grefti arasında kök kapama yüzdesi, cep derinliği ve çekilme miktarı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulmamıştır. Buna karşılık matriks grubunda klinik ataçman kazancı bir miktar daha yüksek, keratinize doku genişliği kazancı ise anlamlı ölçüde daha düşük bulunmuştur. Pratikte bu, “damakta yara istemiyorum” diyen ve birden fazla dişi tedavi edilecek hastalarda matriksin makul bir seçenek olduğu; ancak asıl hedef kalın ve dayanıklı bir doku bandı oluşturmaksa kendi bağ dokunuzun hâlâ üstün olduğu anlamına gelir.
Cleveland Clinic’in hasta bilgilendirmesine göre tek diş için işlem ortalama bir saat sürer; birden fazla greft yapılan vakalarda süre uzar. Hasta aynı gün evine gider.
İyileşmenin ilk aşaması genellikle bir ile iki hafta sürer, ancak dokunun tam olgunlaşması aylar alır.
Sigara kullanımı doku kan akışını azaltarak greftin tutunmasını belirgin biçimde zorlaştırır; ameliyat öncesi ve sonrası dönemde bırakılması ya da en azından ara verilmesi başarıyı doğrudan etkiler.
Diş eti grefti, periodontal cerrahinin en öngörülebilir işlemlerinden biridir; Cleveland Clinic başarı oranını %90’ın üzerinde bildirmektedir. Yine de “başarı” ile “tam kök kapama” aynı şey değildir. Yukarıda aktarılan çalışmalarda ortalama kök kapama oranları teknik ve vaka şiddetine göre yaklaşık %41 ile %86 arasında değişmektedir; tam kapama ise özellikle diş arası kemik ve dokusunun da kaybedildiği ileri vakalarda her zaman mümkün olmaz.
Sonucu etkileyen başlıca etkenler çekilmenin sınıfı, diş arası dokunun durumu, doku kalınlığı, sigara ve ameliyat sonrası hijyendir. Uzun takipli çalışmalar, greftle elde edilen kazancın yıllar boyunca korunabildiğini, ancak bunun düzenli periodontal bakım ve doğru fırçalama tekniğine bağlı olduğunu göstermektedir. Diş eti sağlığı ile ilgili alışkanlıklar değişmediğinde çekilmenin tekrarlaması mümkündür.
Diş eti grefti ameliyatı, ilerlemiş çekilmelerde kök yüzeyini korumanın, hassasiyeti azaltmanın ve estetiği iyileştirmenin bilimsel olarak iyi belgelenmiş yoludur. Bağ dokusu grefti çoğu vakada ilk tercih olsa da; keratinize doku ihtiyacı, damak kalınlığı, tedavi edilecek diş sayısı ve hastanın beklentisi tekniği değiştirebilir. Hafif çekilmelerde ise ameliyat yerine nedeni ortadan kaldırmak ve düzenli takip çoğu zaman yeterlidir. Hangi yöntemin size uygun olduğu, ancak diş hekiminizin yapacağı yüz yüze muayene ve ölçümler sonrasında netleşir.
Tek bir diş için yapılan greft işlemi genellikle yaklaşık bir saat sürer. Birden fazla dişin aynı seansta tedavi edildiği veya damaktan doku alınan vakalarda süre uzayabilir. İşlem lokal anestezi altında yapılır ve aynı gün eve dönülür.
Evet. Aselüler dermal matriks gibi doku bankası kaynaklı allogreftler ya da kollajen matriksler, damakta ikinci bir cerrahi bölge açılmasını gerektirmeden kullanılabilir. Meta-analizler kök kapama yüzdesinde belirgin fark bulmasa da, keratinize doku kazancının kendi bağ dokunuzla yapılan greftte daha fazla olduğunu göstermektedir.
Hayır. Hafif, ilerlemeyen ve şikâyet yaratmayan çekilmelerde genellikle fırçalama tekniğinin düzeltilmesi ve düzenli takip yeterlidir. Greft; belirgin kök açığa çıkması, geçmeyen hassasiyet, kök çürüğü riski, estetik kaygı veya ilerleyen ataçman kaybı riski varsa gündeme gelir. Kararı yalnızca klinik muayene verebilir.
Tıbbi Olarak İncelendi
Dt. Hilal Pekdemir
Genel Diş Hekimi · Son güncelleme: 4 Ekim 2026