
Amalgam Dolgunun Sağlığa Zararları Var mı?
Amalgam dolgudaki cıva buharı zararlı mı? FDA, ADA ve DSÖ'nün güncel görüşleri, bilimsel kanıtlar ve sağlam dolgunun çıkarılması konusundaki öneriler.
Kalıcı Dolgu

Diş hekiminiz “buraya normal dolgu yetmez, inlay ya da onlay yapalım” dediğinde çoğu hasta bunun ne anlama geldiğini tam olarak bilmez. Kısa cevabı şu: inlay ve onlay, ağzınızın içinde değil, dışarıda üretilip sonra dişe yapıştırılan dolgulardır. Bu yazıda inlay-onlay dolgunun teknik olarak ne olduğunu, klasik kompozit veya amalgam dolgudan hangi noktalarda ayrıldığını ve hekimlerin bu yöntemi hangi durumlarda önerdiğini adım adım açıklıyoruz.
Inlay ve onlay, indirekt restorasyon adı verilen tedavi grubuna girer. Amerikan Diş Hekimleri Birliği’nin (ADA) tanımına göre indirekt restorasyonlar, hastanın dişinden alınan ölçüye göre laboratuvarda üretilir ve genellikle birden fazla seans gerektirir. Yani malzeme dişin içinde şekillendirilmez; önce dişin negatif kopyası alınır, parça dışarıda hazırlanır, ardından özel bir yapıştırıcı simanla dişe sabitlenir.
Peki inlay ile onlay arasındaki fark nedir? ADA’nın terminolojisinde inlay, dişin çiğneme yüzeyinin bir bölümünü onaran ancak dişin tepe noktalarını, yani tüberkülleri kaplamayan bir restorasyondur. Onlay ise bir veya birden fazla tüberkülü de içine alacak şekilde dişi örter. Basitçe söylemek gerekirse inlay dişin “içine” oturur, onlay ise dişin “üstünü de” bir miktar kapatır.
Klasik dolgular direkt restorasyon sınıfındadır. Cleveland Clinic’in açıklamasına göre direkt dolgular laboratuvara ihtiyaç duyulmadan doğrudan ağız içinde oluşturulur ve tek seansta tamamlanır. Kompozit ve amalgam bu grubun en bilinen örnekleridir; hangisinin size uygun olduğu konusunda kompozit mi amalgam mı karşılaştırmamıza göz atabilirsiniz.
Farkları özetleyelim:
ADA, indirekt restorasyonlarda dört ana malzeme grubunu sıralar:
Günümüzde arka grup dişlerde en sık tercih edilen malzeme, diş rengiyle uyumlu seramiklerdir.
ADA’nın belirttiği gibi CAD/CAM teknolojisi hem laboratuvarda hem de klinikte (chairside) üretimi mümkün kıldığından, direkt ve indirekt arasındaki klasik ayrım giderek bulanıklaşmaktadır. Cleveland Clinic de CAD/CAM kullanılan kliniklerde işlemin tek randevuya inebileceğini belirtir.
Journal of Dental Research’te yayımlanan geniş kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analiz (Morimoto ve ark., 2016), cam seramik ve feldspatik porselen inlay/onlaylarda 5 yıllık sağkalım oranını %92-95, 10 yıllık oranı ise %91 olarak bildirmiştir. Aynı çalışmada başarısızlığın en sık nedeni kırık ve çatlama (%4) olarak saptanmış; bunu endodontik komplikasyonlar (%3), ikincil çürük (%1) ve yapıştırmanın ayrılması (%1) izlemiştir.
ADA’nın derlediği yıllık başarısızlık oranları da malzemeye göre değişir: altın inlay/onlaylarda %1,2-1,4, zirkonyada %1,8-2,9, kompozit reçinelerde %2,0-3,6. Bu rakamlar ortalamalardır; sizin restorasyonunuzun ömrü ağız hijyeninize, diş sıkma alışkanlığınıza ve düzenli kontrollere göre değişir. İkincil çürüğü önlemenin en etkili yolu hâlâ düzenli günlük ağız bakımıdır.
Cleveland Clinic bu tedaviyi net bir cümleyle konumlandırır: inlay ve onlaylar, diş klasik bir dolguyu taşıyamayacak kadar hasarlıyken kaplama (kron) gerektirecek kadar da yıpranmamışsa devreye girer. Pratikte sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
ADA, tam kaplama kronları “kapsamlı biçimde zarar görmüş” dişler için ayırır. Diş dokusunun büyük bölümü sağlamsa hekim, daha az doku kaybına yol açan inlay veya onlayı tercih edebilir. Dolgu türleri arasındaki genel farkları merak ediyorsanız kalıcı dolgu rehberimizi ve kalıcı dolgu kategorisindeki diğer yazıları inceleyebilirsiniz.
Inlay ve onlay, geniş hasarlı arka dişlerde klasik dolgu ile kron arasında kalan boşluğu dolduran, ağız dışında üretilip dişe yapıştırılan restorasyonlardır. Bilimsel veriler seramik inlay-onlaylarda 10 yılda %91 civarında sağkalım gösteriyor; altın alaşımları ise daha da uzun ömürlü olabiliyor. Buna karşılık maliyet daha yüksek ve süreç çoğu zaman iki seans gerektiriyor. Hangi seçeneğin sizin dişiniz için doğru olduğuna yalnızca klinik muayene ve röntgen sonrası diş hekiminiz karar verebilir; internetteki genel bilgiler kişiye özel tedavi planının yerini tutmaz.
İkisi de ağız dışında hazırlanan indirekt restorasyonlardır. Amerikan Diş Hekimleri Birliği'nin tanımına göre inlay, dişin çiğneme yüzeyinin bir bölümünü onarır ancak tüberkülleri (cusp) kaplamaz. Onlay ise bir veya birden fazla tüberkülü de içine alacak şekilde dişi örter.
Klasik yöntemde ölçü laboratuvara gönderildiği için genellikle iki seans gerekir. Klinikte CAD/CAM (ağız içi tarayıcı ve kazıma ünitesi) bulunuyorsa restorasyon aynı gün üretilip yapıştırılabilir; bu durumda tek seans yeterli olabilir.
Kron dişin tüm yüzeyini kapladığı için daha fazla diş dokusunun aşındırılmasını gerektirir. Dişte yeterli sağlam doku kaldıysa hekim, dokuyu korumak adına daha sınırlı bir hazırlık gerektiren inlay veya onlay tercih edebilir. Karar, ancak muayene ve röntgen sonrası verilir.
Tıbbi Olarak İncelendi
Dt. Hilal Pekdemir
Genel Diş Hekimi · Son güncelleme: 28 Temmuz 2026